Ebru Yılmaz
Kimdir?

1985 yılında Antalya’da doğdum. Üniversiteyi kazanana kadar bu şehirde yaşadım (üniversiteden sonra da ve hatta hala)... 2003 yılında Selçuk Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünü kazandığımda inanın bölüm hakkında hiçbir bilgim yoktu. Üniversiteye başladıktan bir ay sonra bölümün bana göre olmadığını anlayıp dönmek istedim ancak bir arkadaşımın, denemek için birkaç ay şans vermem gerektiği konusunda verdiği yaklaşık dört saatlik nasihatının ardından dönmekten vazgeçtim. Daha doğrusu her şeye sil baştan başlama fikrinden korkup olduğum yere saklandım.

Ardından, bir senesi hazırlık olmak üzere, 5 sene hiç sevmediğim bir şehirde çok sevdiğim arkadaşlarımla birlikte eğitimimi tamamladıktan sonra nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde bölümü sevdiğim gibi bir serap görmüş olacağım ki yüksek lisans yapmaya karar verdim. Hem de aynı anabilim dalında. 2 senelik yüksek lisans maceramın ardından diplomamı almamla birlikte akademik kariyerin bana göre olmadığına karar verdim (Bazı şeyleri çok çabuk anlarım).

Hayata dair aldığım kararlar, radikal esen rüzgarların arkasına saklandılar ve kendi rızamla beni alıp götürmesine izin verdiğim hayal gücümün desteğiyle eylemlerim de hep eserikli bir güce ihtiyaç duydu. Toplamda 7 yılın sonunda tüm eğitimimi çöpe atıp, diplomalı bir işsiz olarak “Benden en iyi ne olur” sorusunu kendime sormaya başladım ve kalbimin yazmak ile birlikte attığını fark ettiğimde ise rüzgar bu sefer de beni alıp başka kapılara sürükledi ve neticesinde, bazen yıllarca bazen de aylarca süren birbirinden farklı adreslerde şahsına münhasır konseptlerdeki birçok farklı derginin editörlüğünü yaptım. Hem de 10 yıl boyunca.

Sonra çağ beni sosyal medya konusunda deneyimlenmeye iterken bir yandan da içimdeki ses beni ironik bir şekilde yüzyıllar öncesinin mesleğine, yani masal anlatıcılığına doğru itmeye başladı. İki ucundan iki Ebru’nun tuttuğu gergin bir ipin üzerinde cambazlık yapmaya çalıştım ve ipin bir ucundan diğer ucuna düşmeden gelip gitmeye başladığımda anladım ki ben ikisini de çok seviyorum ve birisini tercih etmek zorunda değilim. İşte bu rahatlatıcıydı.

Bir şeyler anlatmayı çok sevdiğimi söylemiş miydim? Sanırım bu kadar uzun bir hakkımda yazısından sonra bunu söylememe gerek yok.

Şimdi de içimdekileri burada sizlerle paylaşmak istedim. Umarım her birinin içine sakladığım ben’leri rahatça toplayabilirsiniz. Kolay gelsin…

Gönderdiğiniz için teşekkür ederiz!

Ebru Yılmaz.jpeg
IMG_0922.jpg